13 Nisan 2026 Pazartesi

ARTEMİS II DÖNDÜ

Bazı açıklamalardaki bilgilere göre,

400.000 km’den fazla mesafe katetti.

Ay’ın “arka” tarafına geçti, çevresini dolandı.

Dönüşte 40.000 km/saat hızla geldi.

Atmosfere girişte ısınması 2.800 dereceye kadar yükseldi.

Sorunsuz iniş gerçekleştirdi.

Olağanüstü bir teknik başarı değil mi?

*

11.4.2026

*

EK;

Artemis II astronotları, Dünya'ya döndü: Tarihe geçtiler

11/04/2026 09:25

ABD Havacılık ve Uzay Ajansı’nın (NASA) 50 yılı aşkın sürenin ardından Ay’a gönderdiği ilk insanlı uzay aracı, sorunsuz şekilde Dünya’ya döndü.

https://www.diken.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/2026-04-11-artemis-II-Dunya-jpg-1.jpgFotoğraflar: NASA

Orion kapsülü, Florida’nın Kennedy Uzay Merkezi’nden 1 Nisan’da fırlatılmıştı.

Artemis II görevini başarıyla tamamlayan kapsül, Türkiye saatiyle (TSİ) 03:07’de California eyaleti açıklarındaki Pasifik Okyanusu’na indi.

indi.https://www.diken.com.tr/artemis-ii-astronotlari-dunyaya-dondu-tarihe-gectiler/

***

 

 

YALÇIK KÜÇÜK

Önceki gün öldü, cenazesi bugün TKP bayrakları eşliğinde Kıbrıs gazisi olması dolayısıyla tabutu askerlerce taşınarak kaldırıldı.

1980’lerin sonları ile 1990’ların başlarında yazılarıyla beni çokça etkileyen biriydi.

Ama sonraları eleştirilerim epeyce ağır basar oldu.

1996’da Çeçenlere şiddetli Rus saldırılarının sürdüğü bir dönemde Çeçen yobazları Rus seçimlerinde komünist adaya karşı Çeçen kasabı Yeltsin’i tercih ettiler anlamında şeyler yazdı.

O kadar tutarsızdı ki!

Yazdıkları tam anlamıyla uydurmaydı.

Öncelikle gerçeğe aykırıydı. İkincisi komünist aday mi vardı ki? Üçüncüsü Çeçenler hiçbir açıdan haklılığı olmayan vahşi bir saldırı karşısındaydılar. Böyle bir durumda yapabildiği uydurma gerekçelerle Çeçenlere saldırmak olmuştu. Vicdansızlıktı. Hayal kırıklığıydı. Olmaz olsun böylesi dedirten cinsten bir yaklaşımdı.

AKP iktidarı dönemi de bilimsel diye söyleyegeldiği kur/develüasyon/enflasyon döngüsünün belli bir sürede seçmen davranışına mutlak olarak yansıyacağı şeklindeki tezlerinin hiçbir tutarlılığı olmadığını kanıtladı. Oysa hep bu ve benzer şeyler söyleyegelmişti.

Bir başka husus Stalin övgüsüydü. Stalin’e övgülerini eskiden anlamını pek bilmeden okur, geçerdim, ama sonraki okumalarımdan Stalin’in yaptıklarının rezillikten öte olmadığı kanaatine vardım ve Küçük ve benzeri Stalinseverlere hiç sempati duymaz oldum.

Stalinseverlikle birlikte düşünülmesi gereken liberal yaklaşımlara düşmanlıkları da bence aynı çerçevedeki tutarsızlıklardır.

Bir diğer söylemi ABD’den kaçtım, İngiltere’de durmadım, Avrupa’yı sevmedim şeklindeki ifadeleriydi. Benzer bir söylem Ali Nesin’de de vardı, saçma bir yaklaşımla sanki kendi ülkesi çok kültürlülerle dolup taşıyormuş gibi mektuplarında ABD’lilerin çok cahil olduğundan bahsederdi. Şimdiki bakışıma göre toptan tutarsızlıktır. Oralar/Batı iyi değilse neresi iyidir? Geldiği yerde ne vardı ki? Başka hiçbir şey olmasa bile günümüzde Avrupa’nın uygulamaya koyduğu İnsan Hakları Sözleşmesi onlara saygı duymak için yeterli değil midir?

Bir de iç politikada zaman zaman asker övgüleri yapardı, bugünkü bakışıma göre tam olarak Leninvari entrikacı bir tarzdır ve hiç olumlu değildir.

*

9.4.2026

***

SHOW-WAR

ABD ile İsrail 28 Şubat 2026’da İran’a havadan saldırılara başladılar. İlk günkü saldırıda İran’ın lideri ve bazı üst düzey yöneticileri öldürüldüler.

İran da çeşitli karşı saldırılar düzenledi.

Saldırılar ABD Başkanı Trump’ın Show niteliğindeki konuşmaları eşliğinde sürdü.

Nihayet önceki gün Trump’ın açıklamasıyla iki haftalık ateşkes ilan edildi.

Hem saldırıları hem de Trump’ın konuşmalarını anlamlandırmak pek kolay değildi.

Olanlar sanki bir gösteriydi, SHOW-WAR’dı.

*

9.4.2026