13 Ekim 2026 Salı

İTALYA-BALKAN TURU


Böyle bir tura katılalım istedik, bir tura kaydolduk, sonu Selanik olduğu için oradan İsveç’e de uçak bileti aldık, ama onlar turu iptal ettiler, yeni tur aradık, bu kez tersi istikametten, Selanik'ten başlayan başka bir tura kaydolduk, turumuz 11 Temmuzda başladı, otobüsle Ankara’dan İstanbul’a gittik, orada turun asıl otobüsüne aktarıldık ve gece Yunanistan’a ulaştık, sabah saatlerinde yorgun argın Selanik’te gezdik, aynı gün yola devam ettik, şirin bir yer olan Parga’yı gördükten sonra bizi İtalya’ya götürecek olan feribota geçtik, orada 80 euro’ya bir oda kiralayıp dinlenerek 13 Temmuzda İtalya’ya geçtik, sabah otobüsle Napoli’ye hareket edip öğle saatlerinde oraya ulaştık, gezdik, aynı gün Roma’ya gidip otele yerleştik, ertesi gün Roma’yı gezdik, Vatikan’a gittik, bir sonraki gün yani 15 Temmuzda Siena ve Floransa’yı gördük, orada konakladık, rehberimizin övdüğü ama hiç memnun kalmadığımız 32,5 euroluk eti yedik, ertesi gün Pisa’ya uğradıktan sonra Milano’ya vardık ve orada gezdik, 17 Temmuzda İtalya’nın kuzeyindeki iki göl ve kıyılarındaki iki yerleşim yerini gördükten sonra Venedik’e gittik, gondola bindik, 18 Temmuzda bana çok sevimli gelen Slovenya şehri Lyubliyana’yı görüp gezdikten sonra yola devam ettik, Sırbistan girişinde pasaport kontrolu için uzun süre kuyrukta beklemek zorunda kaldık, gece saat 12’yi geçtikten sonra yorgun argın ulaşabildiğimiz Belgrad yakınlarındaki otelde hemen yattık, tur tanıtımında Belgrad ziyareti olduğu da belirtilmesine karşın ertesi gün erkenden Belgrad’ı göremeden yola koyulduk, bu kez Bulgaristan’a girişte yine uzun bir pasaport kuyruğunda bekledikten sonra gece epeyce geç bir saatte Sofya’ya ulaştık, biz Selanik’ten aldığımız uçak biletleri boşa gitmesin diyerek tarihini değiştirmiştik ve Sofa’dan Selanik’e gidip oradan uçağa binmeyi planlamıştık, o yüzden o akşam Sofya’da kaldık, otelimiz ve Sofya bence hiç ummadığım kadar güzeldi, ertesi gün yani 20 Temmuz’da otobüsle tekrar Selanik’e gittik, gece orada kaldık, 21 Temmuzda Selanik’i tekrar gezdik, bence Selanik de çok sevimliydi, aynı gün akşam oradan uçağa binip 22 Temmuz gece 02.00 gibi Stockholm’e vardık ve otele gittik.

Biz Sofya’da ayrıldıktan sonra devam eden turumuzun sonrasındaki gelişmeleri daha sonra öğrendik, Türkiye’ye girişte de uzun süre beklenmiş, İstanbul’dan Ankara’ya gidecekler için bir minübüs tahsis edilmiş, yani çeşitli yorgunluklarla tur devam etmiş.

Turumuzdaki rehber bence münasebetsizin tekiydi, hiçbir olumlu yanı yoktu, olumsuzluklarını anlatmak epeyce çaba gerektirir, ama değmez diyerek hiç üzerinde durmuyorum, tur programı da münasebetsizceydi, genelde sabah başlayan otobüs yolculuklarında yorulan katılımcıların ulaşılan şehri yorgun argın bir iki saatte gezmesi şeklinde bir akış vardı, hiç güzel bir düzenleme değildi, Belgrad ise gösterilmedi bile.

İtalyan şehirlerinden bazılarını önceden biliyordum, sevimlilerdi, ama bu turda gördüğüm diğer bazılarına ilaveten Selanik, Parga, Lubliyana ve Sofya da bana çok sevimli geldi, bu yüzden rehberin ve turun münasebetsizliğine rağmen tura katılmaya değdi dİyorum.

*

13.10.2026


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder