Daha önce yazdığım gibi rapor adı verilen metin aslında bir ihbar dilekçesi.(https://kafkascecen.org.tr/rus-istihbarat-aglarinin-transnasyonel-baski-faaliyetleri-ve-paravan-yapilanma-modeli-raporu-adli-bir-rapora-dair/)
Henüz işlenmemiş bir suç ihbar ediliyor, Türkiye Çeçen diasporası gelecekte Rus casusluğu yapacak deniyor!
Önce ısrarla Türkiye Çeçen diasporası-anavatan dostluğu engellenmek isteniyor.
Dayatma yapılıyor.
Israrlı çabalar işe yaramayınca bu metin hazırlanıyor.
Bence bu bir kötülük belgesi.
Kötülükte sınır tanınmayacağının da ilanı.
Doğruyla yalan harmanlanıp kurgu yapılmış.
Bile isteye.
*
Bu metni tasarlayan nasıl bir zihniyettir?
Böyle bir içerik nasıl düşünülebilmiştir?
Ve niye?
Nasıl bu kadar kötü olunabiliyor?
Anlamak zor!
*
Metnin içeriğinden şunlar anlaşılabiliyor:
Hazırlayanlar Kadirov düşmanları.
Hukuksal, diplomatik, siyasal ve istihbari destek buluyorlar.
Ciddi bir çaba harcıyorlar.
Metni 2-3 ay gibi kısa bir sürede hazırlıyorlar.
İçerik sıradan kişilerin tasarlayabileceği türden değil!
Normal bir zihnin ürünü olamayacak nitelikte!
Ve sanki profesyonelce.
Yazanlar yazdıklarını sanki kendi pratiklerinden biliyorlar!
Sanki uygulamalarını anlatıyorlar!
Tabii başkalarına atfederek!
Goebbels diyorlar, ama ondan aşağı kalmıyorlar.
Abartıyorlar.
Silahlı çatışmalara katılanlar da dahil çeşitli kesimlere defalarca normalleşme çağrıları yapıp barış eli uzattığı halde bu durumu görmezden gelerek Kadirov’u sürekli işkence yapıp adam öldüren bir zalim olarak anlatıyorlar.
Her ülkede her yönetimin yaptığı türdeki bir kısmı çeşitli yönlerden eleştirilebilecek bazı uygulamaları düşmanlığa gerekçe sayılması gereken zulümler olarak gösteriyorlar.
Kanıtsız suçlamalarda bulunuyorlar.
Gerçeği tersyüz etmekten çekinmiyorlar, zamanında Basayev’in üstlendiği baba Kadirov’un öldürülmesi eylemini Ruslara malediyorlar.
Tutarlı olma gereği duymuyorlar, bir yandan Kadirov’a kukla diyor, diğer yandan uluslararası tescilli Rus suçlarını dahi ona yazıyorlar.
Diaspora birliği diyerek olmayan bir şeyden bahsediyorlar.
Dijital materyal hazırlama, yapay dernek kurdurulması ve benzeri hususlardan bahsediyorlar, bunların tamamını ve daha fazlasını kendileri yapıyorlar: Bu iddiaları dile getirdikleri metin dahi olmayan bir merkez adına isimleri açıklanmayan kişilerce hazırlanıyor, sahte isimlerle taciz yazıları yazıyorlar, dijital materyal oluşturuyorlar, ama utanmadan bu ve benzeri hususları Çeçen diasporasına yakıştırmaya çalışıyorlar.
Etki ajanlığı ve adam devşirme diyorlar!
Çeçenistan’ın 1997-1999 dönemindeki durumu hatırlandığında bu sözler ayrı bir anlam kazanıyor, sanki bu işleri o dönemde orada yapmışlar, sanki bu işleri meslek edinmişler ve sanki hala da yapıyorlar!
Parayı da eksik bırakmıyorlar, parasal imkanla adam devşirmeden bahsediyorlar, sanki yaptıklarını anlatıyorlar.
Sivas derneğiyle ilgili genelde herkesin antipatisini kazanmış gönüllü olarak verilen bir parayı alan kişinin keyfince kullanılmasından ibaret olan yıllar öncesinin sıradan bir parasal olayından şimdi bahsediyorlar.
Oysa parasal şaibe denince aslında kendilerinin utanması gerekiyor.
Anlaşılan o ki bu günümüz Kadirov düşmanlarının da dahil olduğu bir grup Çeçen itibarının yüksek olduğu 1997 öncesi dönemde Çeçenler için yardım toplamaya başlıyor, ama hemen o dönemde şaibe iddiaları ortaya çıkıyor. Daha 1997’de dahi Çeçenler adına toplanan yardımların çoğunu Çeçenlere vermedikleri söyleniyor. 1997 kurbanında Çeçenlere 400 kurban parası gönderildiğinin açıklanması üzerine o çevreye yakın vicdanlı biri o yıl Çeçenler adına çok daha fazla kurban parası toplandığı halde niye sadece 400 kurban parası gönderildiğini sorgulamaya kalkıp o dönemdeki ilgiliye ulaşmak için yurt dışına gidip sorduğunda biz parayı nereye harcayacağımızı iyi biliriz, sakın sorgulamaya kalkma diye tehdit ediliyor. Aynı kişi sonraki yıllarda da benzer görüşleri/iddiayı tekrarlıyor. Buradaki iddiaya göre Çeçen kanı akarken Çeçenler adına toplanan paraların çoğu Çeçenlere verilmiyor.
Yardım yapan insanlar da istismar ediliyor.
Toplanan yardım paralarından Çeçenlere verilen az bir kısmı ise anlaşıldığı kadarıyla bölücülük yönünde kullanılıyor. Devlet başkanı Mashadov dururken başkalarına verilip içerde ve dışarıda yandaş devşiriliyor, Çeçenlerin bölünmesi sağlanıyor.
Bunun sonucunda Çeçenler arasında onlarca kişinin öldüğü çatışmalar yaşanıyor.
Böylece Çeçenlere yapılabilecek en büyük kötülük yapılıyor.
Bu yüzden Kadirov düşmanlarının günümüzde parasal şaibe denince utanmaları gerekiyor, ama utanmıyorlar, hala parasal şaibeden bahsedip Masak diyebiliyorlar.
Bunu yapan nasıl bir zihniyettir?
Anlamak zor.
*
Bence sözkonusu metni tasarlayan akıl Çeçen aklı olamaz!
Kesinlikle.
İçlerinde Çeçen olabilir.
Onlar da ya gafildir, ya da bir şeylere inandırılmış!
*
Bunu yapan zihniyet Çeçen yararını gözeten bir zihniyet de değildir.
Zaten bu metinle Kadirov düşmanlığını aşıp açıkça Türkiye Çeçen diasporasına da düşmanlık ediyorlar.
*
Peki bunu niye yapıyorlar?
Konu sadece para mı?
İdeoloji mi?
İntikam mı?
İtibar mı?
Başka bir şey mi?
Ya da hepsi mi?
Anlayamıyorum.
*
Ama bu kadar kötülük tasarlayan bir zihniyete bakınca Kadirov düşmanlarının hiçbir makul ve haklı yanı olamayacağını düşünüyorum.
Bu zihniyetin önceliği de Çeçenler olamaz, bu zihniyet Çeçenleri olsa olsa bir araç olarak gören bir zihniyet olabilir!
Bu zihniyetten Çeçenlere hiçbir hayır gelmeyeceğine inanıyorum.
Kendilerinden başka kimseye de.
*
30.8.2026
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder