10 Mart 2022 Perşembe

ÜLKESİZ BİR ADAM

 Kurt Vonnegut, Türkçesi: Algan Sezgintüredi, 1. Baskı: Şubat, 2020, APRIL  Yayıncılık, İstanbul


Adı çok ilginç gelmişti, içeriğinde adıyla ilgili özel bir anlatım yok, ama genelde anlatılanlar ile bu ad çok uyumlu olmuş, gibi!

Yazar, Alman kökenli sosyalist bir Amerikalı imiş.

Farklı tasarlanmış bir kitapçık, kolay okunur kısa yazılar ortaya çıkmış, ama sonuçta insanın ve dünyanın pek çok gerçeği kolay anlaşılır bir biçimde, özet olarak ve formüller halinde gibi, anlatılmış.

Sevdim.

Bence sevilmesi için tek başına şu ifade bile yeterli: "Tüylerinizi dimdik edebilecek bir reality TV fikrim var: Yale'in Vasat Öğrencileri./ George W. Bush etrafına ne tarih ne de coğrafya bilen, üst sınıfa mensup vasat mezunları, beyaz ırkın üstünlüğüne inandıklarını pek gizlemeyenleri, yani Hıristiyanları ve en ürkütücüsü, akıllı, cana yakın ve vicdansızlara verilen tıbbi adla 'psikopatik kişilikleri' yahut PK'leri topladı./.../ Ülkemizi bitmeyen bir savaşa sokmanın, yapılabilecek ve nihai sonuca ulaştıran bir iş olduğunu düşünmüş olabilirler. Bunca PK'nin şirketlerde ve şimdi de hükümette bu kadar yükselmesine yol açan, çok kararlı olmalarıdır. Her Allah'ın günü bir şeyler yapıyorlar ve zerre korkmuyorlar. Normal insanların aksine, ne olacağını hiç umursamamaları yüzünden hiçbir zaman kuşkularla dolup taşmıyorlar. Yapamıyorlar. Şunu yap! Bunu yap! Yedekleri göreve al! Devlet okullarını özelleştir! Irak'a saldır! Sağlık sigortasında kesinti yap! Herkesin telefonunu dinle! Zenginlerden vergi alma!.../ Kıymetli anayasamızda feci bir kusur var ve nasıl düzeltilir, bilmiyorum. Kusur şu: Sadece çatlaklar başkan olmak istiyor. Lisede bile böyleydi. Sadece sorunlu tipler sınıf başkanlığına oynardı" (s. 85-87)

*

Kitaptan bazı notlar:

-"Bütün büyük eserlerin... hepsinin insan olmanın ne boktan bir şey olduğu hakkında olduklarının farkında mısınız?.../ Evrimin canı cehenneme bence. Ne büyük bir hatayız biz... bu güzelim gezegeni... yüz yıllık taşıma manyaklığıyla ölümüne yaraladık. Hükümetimiz uyuşturucuyla savaşıyor, değil mi? Sıkıyorsa petrolle savaşsınlar" 20

-"İngiliz edebiyatı bölümlerinin... mühendislik bölümlerinden... korkmayı öğrettiklerini biliyorum.../.../ 1968'de... nihayet Dresden bombardımanı hakkında yazacak kadar büyüdüm. Avrupa tarihinin en büyük katliamıydı... 13 Şubat 1945'te, Dresden'de yaklaşık 135.000 kişi, tek bir gecede İngiliz yangın-bombardımanıyla öldürüldü./ Baştan aşağı saçma, amaçsız bir yıkımdı. Şehir baştan sona yakıldı ve gaddarlık bize değil, İngilizlere aitti. Gece yolladılar bombardıman uçaklarını; geldiler ve yeni model yangın bombalarıyla tüm kenti ateşe verdiler... Bir şehrin yangın bombalarıyla baştan aşağı yakılıp yakılamayacağını görmeyi amaçlayan askeri bir deneydi./ Tabii savaş esirleri olarak ölü Almanlarla uğraştık" 24, 25

-"Sanat... Hayatı katlanır kılmanın son derece insani bir yoludur. Ne kadar iyi veya kötü yaptığınıza aldırmaksızın sanatla uğraşmak, ruhunuzu büyütmenin bir yoludur" 29

-"Hamlet... başyapıt.../ Shakespeare bize gerçeği söylemiştir... Gerçek, hayata dair çok az şey bildiğimiz ve iyi haber hangisi, kötü hangisi, gerçekte bilmediğimizdir" 41

-"... sonun başlangıcı neydi? Kimileri Adem ve Havva ve bilgi elması diyecektir... Bana sorarsanız Yunan mitolojisinde Zeus'tan ateşi çalıp insanlara veren tanrıların evladı Titan Prometheus'la başladı derim. Tanrılar öyle kızmış ki Prometheus'u çırılçıplak soyarak, kıçı açıkta diyorum, bir kayaya zincirleyip karaciğerini kartallara yedirmişler./ "Kızını dövmeyen, dizini döver."/ Tanrıların haklı oldukları bugün anlaşılıyor. Goril... kuzenlerimiz bunca zaman çiğ sebze falan yiyerek gül gibi geçinip giderken bizler sırf yemek pişirmekle kalmadık, yaşam destek sistemi sunan bu cömert gezegenin, esasen fosil yakıtlarla termodinamik cümbüş yaratarak iki yüzyıldan kısa sürede canına okuduk" 47

-"Freud kadınların ne istediğini bilmediğini söylemişti. Ben biliyorum ne istediklerini: Konuşacak bir sürü insan. Ne hakkında konuşmak istiyorlar peki? Her şey hakkında./ Erkekler ne istiyor peki? Bir sürü arkadaş.../ Neden bugün boşanmalar artıyor?/ Çünkü çoğumuzun artık geniş aileleri yok. Eskiden bir erkekle bir kadın evlendiğinde gelin, her konuda konuşacak bir sürü insan kazanırdı. Damatsa saçma sapan fıkralar anlatacak bir sürü arkadaş./.../ Ama çoğumuz, bugünlerde evlenirsek diğer kişi için sadece bir kişi daha oluyoruz.../ Evli çiftler bugün kavga ettiklerinde... aslında hiç bilmeden birbirlerine söyledikleri şudur: "Sen yeterince kalabalık değilsin!"/.../... George ve Laura Bush'u ele alalım. Hepimizde olması gereken, geniş mi geniş bir aileyle çevrililer. Yargıçlardan, senatörlerden, gazete editörlerinden, avukatlardan, bankerlerden bahsediyorum. Yalnız değiller. Bu kadar rahat olmalarının sebeplerinden biri, geniş bir aileye mensup olmaları.../ Alman asıllı bir Amerikalıyım ben... bugün bile Alman asıllı Amerikalılarla İngiliz asıllılar arasında bir çeşit San Andreas fay hattı var ama gittikçe zayıflıyor./.../ Atalarım, İngiliz asıllı egemen sınıfın, bugünün bir sürü dil bilen şirket oligarkları gibi, dünyada bulabilecekleri en ucuz ve en uysal işçileri istedikleri bir dönemde gelmişlerdi. Bu tür kişilerde aranan özellikler, bugün olduğu gibi, 1883'te Emma Lazarus tarafından listelenmişti: "bitkin", "fakir", "kalabalık", "perişan", "evsiz" ve "fırtınada savrulmuş." Böyle insanlar o dönemde ithal edilmek zorundaydı. Çok büyük mutsuzluk çektikleri yerlere iş götürülemiyordu. Evet ve buraya her yoldan geliyordu on binlercesi./ Ama bu dalganın ortasında... İngiliz asıllılara bir Truva Atı gibi görünmüş olabilecek... yatırım yapacak paraya sahip orta sınıf Alman işadamları ve aileleri vardı.../ Önlerine bakir bir kıta açılmasını sağlayan soykırımlar ve etnik temizliklerde de parmakları yoktu ayrıca./ Evde Almanca, işte İngilizce konuşan bu vicdanı rahat insanlar... başarılı işler kurmakla kalmamış... İngiliz asıllıları... "E, kimin be bu ülke?" demek zorunda bırakmışlar" 51-54

-"Ned Ludd, tonla yeni zımbırtının ortaya çıktığı on dokuzuncu yüzyıl başlarında, İngiltere'de yaşayan bir tekstil işçisiydi. Mekanik tezgahlar onu işsiz bırakacak, becerileriyle ailesini besleyemez... duruma sokacaktı. 1813'te İngiliz hükümeti, on yedi kişiyi, ağır suç sayılan ve "makine kırmak" adı verilen suça istinaden astı" 57

-"Bizler dünyada aylak aylak dolanmak için bulunuyoruz" 60

-"Araplar salak mı sanıyorsunuz? Bize sayılarımızı onlar verdi. Roma rakamlarıyla kalanlı bölme yapın da görelim" 61

-"Ama artık Amerika'nın insancıl ve makul olma şansının bulunmadığını biliyorum. Çünkü güç bizleri bozar ve mutlak güç bizleri mutlak ölçüde bozuyor. İnsanlar, güç şarhoşu şempanzelerdir" 66

-"İnsanoğlu geçtiğimiz milyon küsur yıl boyunca hemen her şeyi tahmin etmek zorunda kaldı. Tarih kitaplarımızdaki öncü karakterler en etkileyici ve bazen en ürkütücü tahmincilerimizdir./ İki tanesinin adını verebilir miyim?/ Aristo ve Hitler./ Biri iyi, biri kötü iki tahminci./ Ve çağlar boyunca insan kitlelerinin... şu veya bu tahminciye inanmaktan öte pek bir seçeneği olmamıştır./ Mesela Korkunç İvan'ın tahminlerinden pek hoşlanmayan Rusların kalpaklarının kafalarına çivilenme olasılığı pek yüksekti./... bugün Svyetler Birliği'nde kahraman sayılan Korkunç İvan.../ Ama tahminciler aslında... sıradan bir insan kadar ve bazen daha az şey bilirler" 74

-"Sanayilere canlarının istediğini yapma izni verilmelidir; rüşvet, çevreye azıcık zarar verme, fiyat belirleme, salak tüketiciyi kazıklama, rekabeti engelleme ve iflas edince hazineyi talan etme gibi./ Doğru./ Buna serbest girişim denir./.../ Sahiden eğitimli, düşünen biriyseniz Washington'da hoş karşılanmazsınız.../ İlk hidrojen saldırısını biz yapsak ve düşmanımız karşılık vermese bile yayılacak zehir tüm gezegeni peyderpey öldürecek" 76

-"Hıristiyanlar... genellikle gözlerinde yaşlarla On Emir'in kamu binalarına asılmasını talep ederler. Tabii onlar İsa'ya değil, Musa'ya ait. Tepe'deki Vaaz'ın herhangi bir yere asılmasını isteyene rastlamadım hiç./.../... Tüylerinizi dimdik edebilecek bir reality TV fikrim var: Yale'in Vasat Öğrencileri./ George W. Bush etrafına ne tarih ne de coğrafya bilen, üst sınıfa mensup vasat mezunları, beyaz ırkın üstünlüğüne inandıklarını pek gizlemeyenleri, yani Hıristiyanları ve en ürkütücüsü, akıllı, cana yakın ve vicdansızlara verilen tıbbi adla 'psikopatik kişilikleri' yahut PK'leri topladı./.../ Ülkemizi bitmeyen bir savaşa sokmanın, yapılabilecek ve nihai sonuca ulaştıran bir iş olduğunu düşünmüş olabilirler. Bunca PK'nin şirketlerde ve şimdi de hükümette bu kadar yükselmesine yol açan, çok kararlı olmalarıdır. Her Allah'ın günü bir şeyler yapıyorlar ve zerre korkmuyorlar. Normal insanların aksine, ne olacağını hiç umursamamaları yüzünden hiçbir zaman kuşkularla dolup taşmıyorlar. Yapamıyorlar. Şunu yap! Bunu yap! Yedekleri göreve al! Devlet okullarını özelleştir! Irak'a saldır! Sağlık sigortasında kesinti yap! Herkesin telefonunu dinle! Zenginlerden vergi alma!.../ Kıymetli anayasamızda feci bir kusur var ve nasıl düzeltilir, bilmiyorum. Kusur şu: Sadece çatlaklar başkan olmak istiyor. Lisede bile böyleydi. Sadece sorunlu tipler sınıf başkanlığına oynardı" 85-87

-"Shekespeare'in çok önceden bize söylediği gibi: "Şeytan, amaçlarına ulaşmak için İncil'den alıntı yapabilir."/.../ Amerikan halkı... hala Bush'un seçildiğini, bizi umursadığını ve ne yaptığını bildiğini zannediyor. İnsanları öldürüp ülkelerini mahvederek nasıl "kurtarabiliriz"? Yakında saldırıya uğrayacağımıza inanarak nasıl ilk saldıran olabiliyoruz?" 94

*

3.3.2022

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder